4 Mayıs 2012 Cuma

Özel olduğunuzu düşünmeyi bıraktığınız anda, özgür olursunuz.


Nothing of me is original. I am the combined effort of everybody I've ever known.
Hiçbir şeyim bana özgü değil. Tanıdığım herkesin karma bir eseriyim.
                                                        Chuck Palahniuk, Invisible Monsters-Görünmez Canavarlar 

Yukarıdaki bilge sözler benim favori yazarım, Chuck Palahniuk'a ait. Kendisi ayrıca Dövüş Kulübü'nün yazarı.

Tüm yazarların, posterlerin, ilham kaynaklarının, hayat değiştiren hikayelerin bize ne kadar özel olduğumuzu söylemesinden bıkmış durumdayım. Çünkü bu bi saçmalık. Neyimiz özel? Sinirli biri misin, ya da neşeli, şakacı, komik, arkadaş canlısı ya da huysuz, aksi, zeki, salak, küskün, aşık. Tam olarak sen neysin? En belirgin özelliklerin neler?  Annene mi benziyorsun ya da babana mı? Tahmin et bakalım! Senden önce milyonlarca insan kızgın, neşeli, komik, zevkli, eğlenceli, güzel ya da aksiydi. Bi kısmı annesine bi kısmı babasına benziyordu. O zaman seni bu kadar özel yapan ne? Dünyadaki 6 milyar insandan seni farklı kılan ne? Bu kadar özelsen, neden istediğin hayatı yaşamıyosun? Neden tüm fırsatlar gelip seni bulmuyor, neden kimse sendeki ışığı görmüyor?

Elbiseni tersten mi giyiyosun, patates kızartmasını pudinge mi daldırıyorsun, arabanı ters şeritte mi sürüyorsun? Hayır. Elbiseni normal giyip, patates kızartmasını ketçaba daldırıp, arabanı herkes gibi sürüyorsun. O zaman seni orjinal yapan ne?

Herkeste olan özelliklerin sen de toplanmış olması seni özel yapmaz. Sadece bir kombin yapar, bir birleşim, bir karışım.Kurallara uymaktan asla vazgeçmiyceksen, bu farklı olma çabası niye?

Dünyada önemli olan tek şey farklı olmak mı? Kalabalıktan biri olunca, tüm değerlerini kayıp mı ediyorsun? O zaman bil bakalım, SEN ZATEN KALABALIKTAN BİRİSİN. Hepimiz öyleyiz. Benim yaptığımı sen de yapıyorsun, 100 yıl önce de biri yaptı, 100 yıl sonra da biri yapacak. Değişen tek şey modalar olucak, ama insanlar hep aynı kalıcak.

Dünya koca bi kalabalıktan ibaret, mutsuz bi kalabalık. Farklı olmak istiyorsan, buna mutlu olmakla başla. Kıyafetlerin, evin, araban, saçların, bahçen, mobilyaların, çocukların, alışkanlıkların seni asla farklı yapmaz. Ama mutlu yapabilirler.

Her insanın seçim hakkı vardır, farklı olmak uğruna değil, mutlu olmak uğruna seçim yap. Farklılığı işte o zaman kazanırsın.



15 Nisan 2012 Pazar

Asya Dizileri Furyası: Love Rain :)







Efenim en son Lie To Me'yi ele almıştım. Onu yazarken henüz izlemeyi bitirmemiştim. Bitirdim ve gerçekten çok çok da beğendimm :)


Şimdi sıra uzun zamandır beklediğim ve Nisan ayında başlayan bi dizi Love Rain hakkında. Neden bekliyodun derseniz başrol oyuncusu yüzünden :D Jang Geun Suk benim canım ciğerim bidenem. You're Beautiful ve Marry Me Mary'de izlemiştim daha önce ve havasına hayranım. Hep bi asi hep bi punkçı hep bi aykırı :D 


Diziye gelicek olursak konusu da beni daha bi cezbetti bu sefer. Genel kore dizisi imajından biraz daha sıyrılmış. İlk 4 bölüm 1970'ler Koresini o dönemin zihniyetini ve aşkın o zamanlar ne kadar saf olduğunu anlatıyor. Seo In Ha Güzel Sanatlar Bölümü öğrencisi, resme çok yetenekli ve çapkın olmayan eli yüzü düzgün bir insan. Kim Yoon Hee de aile sağlığı bölümünde okuyan, ailesini bi trafik kazasında kaybetmiş çok sessiz sakin bi kız. In Ha Yoon Hee'ye onu gördüğü 3 saniyede aşık olur. Ama talihsiz bir şekilde en yakın arkadaşı Lee Dong Wook da aynı kıza aşık olur. Daha fazla ayrıntıya girmiycem :)


Efendim ben 70'ler kısmında en çok 3 saniye aşkı kısmını sevdim. Ayrıca özendim ve kıskandım ne yalan söyliyim. Zaten Kore dizilerine hep özeniyorum. Şapşal bi kız olsam da havalı herifin teki gelip bana aşık olsa diye geberiyorum buralarda ama kısmet be bu işler :):):)


5. Bölüm'den itibaren anlıyoruz ki In Ha ve Yoon Hee beraber olamamış çünkü günümüzde ikisinin çocukları karşılaşıyor. Çocuklar da yine aynı oyuncular tarafından oynanmış. Bakalım henüz altıncı bölümde devamında neler olacak. Okuyan herkese izlemelerini tavsiye ederim gerçekten güzel bir dizi :)



70'lerdeki Esas Oğlan Seo In Ha


70'lerdeki Esas Kız Kim Yoon Hee



70'lerdeki Esas Kızın Kızı Nam-ı Diyar Yeni Esas Kız (:D) Junng Ha Na


70'lerdeki Esas Oğlanın Oğlu Nam-ı Diyar Yeni Esas Oğlan Seo Joon








26 Mart 2012 Pazartesi

Siparişlerim geldii :)

Perşembe günü 3 farklı sipariş verdim. Biri Yves Rocher, diğeri Keds ayakkabı üçüncüsü de Swiss Dent Diş beyazlatıcı diş macunu. Yves Rocher'la Keds'im bugün geldi :))

Yves Rocher'dan aldığım ürünleri kısaca tanıyım. 

1)Rouge créme hydratant - Oran Capucine

Son zamanlarda da moda olan turuncu tonlarında bir ruj istiyordum ama doğal da durmasını istiyodum. Aslında internetten ruj alışverişi yapmak riskli ama ben hüsrana uğramadım. Çok beğendim rujumu.


2)Çilekli Dudak Balsamı

Balsamın da yararlı bişey olduğunu biliyorum. Bu kadar :D Bi deniyim dedim :)


3)Gözenekleri sıkılaştıran maske

Geçen gün  People Style Watch( tavsiye ederim yeni ama güzel bir dergi ) okurken cilt tipimize göre seçmeliyiz ürünleri falan filan muhabbeti vardı. Benim cildim de karma. Karma ciltler için matlaştırıcı ve gözenek kapatıcı ürünler kullanmalıymışız. 



People Sytle Watch Dergisi Mart Ayı Kapağı

Keds Siparişim



Keds de People Style Watch da gördüğüm ve görünce meraklandığım, araştırdığım elime ulaşınca da çok sevdiğim bi marka oldu. Markapark'dan aldım ama Zizigo ve Morhipoda da satışı var. Ürünlerinin tamamı ve internet sitesine buradan bakabilirsiniz.






Bu da benim siparişim :)


Ayrıca belirtiyim Yves Rovher siparişiniz ilkse fondöten, parfüm, maske gibi ürünlerinin eşantiyonlarını, bir indirim çeki ve Yves Rocher kartı gönderiyorlar.  

İyi Alışverişler :)

10 Mart 2012 Cumartesi

Kore Dizileri Furyası : Lie To Me :)





Aslında halen izlemekteyim diziyi. Hatta daha 4. bölümde miyim neyim. Sevdim ama şimdiden. Karakterler hoş. Hele zamanında günde bi kere yüzünü, haftada bi kere saçını yıkayan ve ayda bi kez duş alan Gong Ah Jung'a bayıldım :D Çok doğal hatun :D
Kısaca anlatmak icap ederse konusu şöyle;
Efenim bu Gong Ah Jung Kültür Bakanlığı'nda çalışan bir memur. Bi gün bara içmeye gidiyor orada Hyun Sang Hee'yle tanışıyor. Hyun Sang Hee de zamanında abisinin nişanlısına aşık olmuş ve abisi bu yüzden nişanlısından ayrılmış. Bi süre yurt dışında yaşamış ve ülkeye yeni dönmüş. O gün abisi Hyun Ki Joon bara Hyun Sang Hee'yi bulmaya gelir ama Hyun Sang Hee hemen mekanı terk eder. O sırada Gong Ah Jung bayılınca Hyun Ki Joon Gong Ah Jung' hastaneye götürür. Bu ikisi böyle tanışıyor.


Bi de zamanında Gong Ah Jung'un aşık olduğu çocuğu elinden alan en yakın arkadaşı Yoo So Ran var. Bi gün Gong Ah Jung, Yoo So Ran'la karşılaşınca evli olduğu yalanını söyler ve Hyun Ki Joon'la gören bi arkadaşı onunla evli olduğuna dair bi dedikodu başlatır. Bu dedikodu öyle büyür ki hikayenin geri kalanı da onun etrafına kuruluyor siz düşünün :)



Gong Ah Jung ( Esas Kız )





Hyun Ki Joon ( Esas Oğlan )



Hyun Sang Hee ( Esas Oğlanın Erkek Kardeşi )



Oh Yoon Joo ( Esas Oğlanın Eski Nişanlısı )



Yoo So Ran ( Esas Kızın Eski En Yakın Arkadaşı )


Chun Jae Beom ( Esas Kızın İlk Aşkı )

Yardımcı olduysam sevindim. İyi seyirler :)

9 Mart 2012 Cuma

Regina Spektor - Us Çeviri

Regina Spektor - Us (Bize)

They made a statue of us
Bizim heykelimizi yaptılar

And they put it on a mountain top
Ve dağın zirvesine koydular

Now tourists come and stare at us
Şimdi turistler geliyor ve bizi izliyor

Blow bubbles with their gum
Sakızlarını şişirip patlatıyorlar

Take photographs of fun, have fun
Eğlencenin resmini çekiyorlar, eğleniyorlar

They'll name a city after us
Şehre bizim adımızı verecekler

And later say it's all our fault
Sonra da her şey için bizi suçlayacaklar

Then they'll give us a talking to
Sonra bize öğütler verecekler

Then they'll give us a talking to
Sonra bize öğütler verecekler

'Cause they've got years of experience
Çünkü onların kaç yıllık tecrübesi var



We're living in a den of thieves
Hırsızların sığınağında yaşıyoruz

Rummaging for answers in the pages
Cevaplar için kağıtları alt üst edip arıyoruz

We're living in a den of thieves
Hırsızların sığınağında yaşıyoruz 

And it's contagious
Ve bu bulaşıcı

And it's contagious
Ve bu bulaşıcı 

And it's contagious
Ve bu bulaşıcı 

And it's contagious
Ve bu bulaşıcı 


We wear our scarves just like a noose
Atkılarımızı kement* olarak kullanıyoruz

* kovboyların sığır, Kızılderili ve kötü adam  yakalamakta kullandıkları, zaman zaman da adam astıkları ucu halka şeklinde olan kalın ip.

But not 'cause we want eternal sleep

Ama sonsuz uyku istediğimiz için değil

And though our parts are slightly used

Ve parçalarımızın yavaşça kullanıldığı düşünülünce 


New ones are slave labor you can keep
Yeni gelenler tutabileceğin köle işçiler


We're living in a den of thieves
Hırsızların sığınağında yaşıyoruz

Rummaging for answers in the pages

Cevaplar için kağıtları alt üst edip arıyoruz

We're living in a den of thieves

Hırsızların sığınağında yaşıyoruz 

And it's contagious
Ve bu bulaşıcı


And it's contagious
Ve bu bulaşıcı 


And it's contagious
Ve bu bulaşıcı 


And it's contagious
Ve bu bulaşıcı 




They made a statue of us

Bizim heykelimizi yaptılar

They made a statue of us
Bizim heykelimizi yaptılar

The tourists come and stare at us
Turistler gelip bizi seyrettiler

The sculptor's marble sends regards
Heykelintıraşın mermeri beğeni topladı

They made a statue of us
Bizim heykelimizi yaptılar

They made a statue of us
Bizim heykelimizi yaptılar

Our noses have begun to rust

Burunlarımız paslanmaya başladı

We're living in a den of thieves
Hırsızların sığınağında yaşıyoruz

Rummaging for answers in the pages

Cevaplar için kağıtları alt üst edip arıyoruz

We're living in a den of thieves

Hırsızların sığınağında yaşıyoruz 

And it's contagious
Ve bu bulaşıcı


And it's contagious
Ve bu bulaşıcı 


And it's contagious
Ve bu bulaşıcı 


And it's contagious
Ve bu bulaşıcı 




And it's contagious
Ve bu bulaşıcı  


And it's contagious
Ve bu bulaşıcı  

And it's contagious
Ve bu bulaşıcı  

And it's contagious
Ve bu bulaşıcı 

5 Mart 2012 Pazartesi

                                                                           
                                                                                 Source: tumblr.com via Lori on Pinterest

3 Mart 2012 Cumartesi

Pull & Bear Spring 2012

Pull & Bear kesinlikle bayıldığım taptığım markalardan biri. Yeni koleksiyonlarına da bayıldım. Hatta en sevdiğim parçalardan bi kombin(bu kelimeden de televizyondaki bizımleğ degilsın diyen tipitipler yüzünden soğudum yemin ederim) bilenem yaptım(A). Kesinlikle yeni sezonun tüm parçalarına GÖZ ATMALISIN! :) öptüm hepinizi.